Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Amerika başkanı Donald Trump, İran’ın korgeneral Kasım Süleymani’ye suikast sonucu şehadetinin intikamının ağır olacağını vurgulaması ardından twitter sayfasında paylaştığı mesajda “İran Amerikalılara veya Amerikan unsurlarına saldırırsa biz (yıllar önce İran tarafından rehin alınan 52 Amerikalıyı temsilen) 52 İran sahasını hedef almış bulunmaktayız.
Bazıları üst düzey ve İran ve İran kültürü açısından çok önemli. Bu hedefler ve İran'ın kendisi çok hızlı ve çok sert bir şekilde vurulacaktır. ABD daha fazla tehdit istemiyor." şeklinde yazdı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Seyit Abbas Irakçı, dışişlerine çağırmada İsviçre’nin Tahran büyükelçisine "Amerika başkanının hasmane, tehdit içerikli ve normların dışındaki açıklamaları alsa kabul edilemez ve uluslararası yasaların tamamen ihlalidir” dedi.
Dışişleri bakanı siyasi işlerden sorumlu yardımcısı ayrıca “İran hükümeti ve devletinin isteğine göre İran İslam Cumhuryeti şehit komutan Kasım Süleymani’nin suikastine tepki olarak tüm siyasi ve hukuki girişim hakkını, kendi uygun gördüğü zaman ve mekanda saklı tutuyor” dedi.
Son 3 yılda Trump’ın sergilediği davranışın bir bariz özelliği vardır. Bu özellik, davranış ve konuşmalarındaki küstahlık ve başkalarına saygısızlıktır. Galiba Trump için Fransa cumhurbaşkanını “aptal” veya Arap şeyhlerini “sağmal inek” olarak hitap etmek normal bir harekettir.
Kendini uluslararası bir konuma sahip olarak gören Amerika başkanı aslında her cinayeti işleyen ve yaptıklarının Amerika’nın yararına veya başka milletleri tehlikeye atmasının önemli olmayan, ruhsal ve ahlaki dengeden yoksun biridir.
Amerika tüm bu yıllarda ayak bastığı tüm ülkelere kendisi ile beraber güvensizlik getirmiştir; Afganistan, Irak, Suriye, Libya ve diğer bir çok örnek bu konunun en bariz ispatıdır.
Bu gibi davranışların muhakkak bedeli ağırdır ve Trump da başıboş kararları ve girişimlerinin sonuçlarına katlanmalı. Son günlerde Çin, Rusya, Türkiye’den, İran ve Amerika arasındaki münakaşanın yoğunlaşmasından endişeli olan komşulara kadar bir çok ülkeden gönderilen mesajlar ve yapılan görüşmelerin tümü, Amerika’nın terör saldırısının sonuçlarından duyulan anlamlı endişelerin göstergesidir.
Böyle bir durumda sözde İran’ı Amerika’dan intikam girişiminden korkutmak için Trump’ın lafazanlıklarının iki yorumu vardır.
Birincisi Amerika, tüm ağır bedellerini ödemesi gereken, geri dönülmez nasıl büyük bir cinayet işlediğinin farkındadır. Trump da kendince İran’ın karşı girişimlerini önleme yolunun İran’ı tehdit etmek şeklinde düşünüyor olmasıdır. Bu durumda Amerika büyük bir hesap hatası yapmış oluyor zira İran zaruri gördüğü anda ve mekanda gerekeni yapacaktır ve kesinlikle Amerika’nın her kışkırtmasında ve her düzeyde uygun ve caydırıcı karşılık gücü vardır.
İkinci yorum ise, Trump’ın bu tehditler ve boş laflarla İran’ı kışkırtarak onun muhtemel tepkisini ölçmektir.
Herhalükarda Trump 2020 yılına büyük bir terör eylemi ile başladı ve fakat sonunu kendisi yazamaz. Korgeneral Kasım Süleymani askeri bir stratejist olarak defalarca Amerika’nın terörizm ile mücadelesinin yalan olduğunu ortaya çıkardı ve Amerika’nın batı Asya’da güvenlik ve istikrar iddiasını sorguladı.
General Süleymani’nin terör saldırısında şehit düşmesi, İran, Irak ve Amerika’dan yara alan tüm halkların duygularını rencide etti. Şehit general Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi kurumu başkan vekili Ebu mehdi el-Muhendis’in Irak ve İran’daki muazzam cenaze töreni, Trump’a açık bir mesaj taşıyor.
Trump’tan duyulan nefret İran sınırlarını aşarak, Irak, Afganistan, Yemen ve diğer halklar arasında doruğa ulaşmıştır, öfke ve nefret ise tehditle söndürülemez. Trump’ın kâbusu ise acı veren tedrici bir ölümün başlaması veya ağır ve ölümcül bir darbe almak için beklemektir.
Dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif ise bu duruma işaretle şöyle diyor:
“Direniş ağacı büyümeye devam edecektir. İmparatorluk da güney batı Asya ile vedalaşmak zorunda kalacaktır.”
...........
340